VOSVOS
SÖZLÜK - (VW - Old Beetle Dictionary)
Alfabetik olarak
sıralanmıştır.
AÇILIR TAVAN: Türkçe’de
“san ruf” diye dile getirdiğimiz sun roof,
ingilizce’den gelmekte. Vosvos’un ilk yıllarında
üretilen kimi Kaplumbağa’larda ve minübüslerde isteğe
bağlı olarak açılır tavan uygulanabiliyordu. Ancak, iki
tür açılır tavan bulunmaktadır.Biri sert kumaştan
yapılan tümüyle arkaya doğru açılan, diğeri ise
Türkçe’de “şıpıdak” dediğimiz açılır tavan penceresidir.
Tıpkı pencere açma kolu gibi bir kolun çevrilmesiyle
tavandaki pencere geriye doğru açılır.
AMORTİSÖR: Yaylı
araçlarda sarsıntıyı azaltmaya yarayan rüzenek. Mesela
otomobillerde, dingillerle şasi arasında bir yastık ya
da tampon işlevi gören yaylar, yol yüzeyindeki
engebelerden aracın gövdesine yansıyan sarsıntıları
hafifletir. Bazen yol yüzeyinin koşulları ile taşıtın
hızı birbirine eklenerek, araç gövdesinin zıplama
biçiminde aşırı derecede sarsılmasına neden olduğunda,
amortisörler bu titreşim hareketinin hızını ve genliğini
azaltır.
ANAHTAR:
1967 yılından sonra üretilen vosvos modellerinde, kapı
anahtarla dışarıdan kilitlendiği gibi, anahtarı
kullanmaksızın yalnızca kilit mandalını bastırarak ve
dış kapı kolunun içindeki dili çekili tutmak suretiyle
de kapatılıp kilitlenmektedir.
ANTİFRİZ:
Yani donmaya karşı ya da donma önleyici… Bir Vosvos’un
ve sürücüsünün böyle bir maddeyle hiçbir işi yoktur.
Çünkü canlılar gibi havayla soluyan Vosvos’un motorunun
herhangi bir yerinde su dolanmadığı için o kışın donmaz.
Dahası, kışın soğuk havalarda öteki araç sahiplerinin
yaptığı gibi motor kapağının üzerine gazete kağıtlarıyla
ya da karton koli parçalarıyla örtme ihtiyacı da duymaz!
AVANS(timing) AYARI:
Bir aracın doğru ve düzenli çalışabilmesi için yapılması
gereken en önemli ayarlardan biri belkide en önemlisi
avans (timing) ayarıdır. Ateşleme süresinin motor hızı
ve yüküne göre belirlenen değişimi ya da buna ilişkin
zamanlamayı belirlemek. Distribütörü sağa sola
döndürerek yapılır. Böylelikle motorun ne geç ne de
erken, tam zamanında ateşleme yapması sağlanır. Avans
ayarı bozuk olduğunda, mesela bir yokuş tırmanırken eğer
zamanında vites küçültmemişseniz, motordan seri biçimde
tırk, tırk, tırk diye bir ses gelir, buna “avans
vuruyor” derler.
BARNDOOR: 1955 yılına
kadar üretilen kimi çift-cam minübüslerin tavanının, ön
camları üzerinden öne doğru olan çıkıntısını tanımlamak
için kullanılan bir ayrıntı.
BAS: (Bkz.Bus)
BAY WINDOW: (Bkz.
Cumba)
BEETLE: İngilizce bir
sözcüktür. Böcek anlamına gelir. Biz Vosvosu
kaplumbağaya benzetiriz. Almanlar, Fransızlar,
İngilizler ve İtalyanlar’da böceğe.
BENZİN TAHLİYE HORTUMU:
Bilindiği üzere Vosvos’un benzin deposu bagajın içinde,
benzin deposu kapağı da ön sağ kapının biraz ilerisinde
bulunmaktadır (genellikle). Bagaj açılıp, baş biraz da
içeriye sokulduğunda, benzin depo kapağının içerideki
devamının bir ucunda kısa va ince bir hortum görülür.
İşte bu hortumcuk, yeni konulmuş benzinin kokusunu
içerideki insanları rahatsız etmeden dışarıya atmaya
yarar. Buna tahliye hortumu denilir. Özellikle Vosvos’a
benzin alındıktan hemen sonra içeride bir benzin kokusu
duyuluyorsa bunun nedeni genellikle tahliye hortumunun
eskimiş olmasından ya da hortum kelepçelerinin gevşemiş
olmasındandır.
BİG: İngilizce’de büyük
anlamına gelir.1973 yılında üretilen, 1584 cc’lik ve
motor kapağının üzerinde 1303-S yazan modelin adıdır.
Big’in diğer vosvoslara göre bazı ayrıcalıkları vardır;
ön panelde bir uçtan ötekine ahşap görünümlü kaplama,
vites başının ahşap ve üzerinde Wolfsburg simgesinin
olması yada kapaksız jantlar gibi.
BOMBELİ CAM: 1945
yılında seri üretimi başlayan Vosvos’un ön camı 1972
yılına kadar “düz cam” diye tabir edilen standart
tipteydi. Söz konusu yıldan itibaren Dünya otomobil
pazarında yer edinebilmek için; gögüs genişletildi,
deriyle kaplandı dolayısıyla ön cam da büyütüldü, öne ve
yanlara doğru şişirildi. Böylece, bugün bizim dilimizde
“bombeli cam” denilen model doğdu. Almanya’daki üretim
sona erinceye (1978) kadar da, öteki arabalara
benzetilmeye çalışılan bu model üretilmeye devam etti.
BOKSER MOTOR: Yatık
motor yada düz motor da denilir. Vosvos’un hava soğutma
sisteminin temelinin dayandığı ve Ferdinand Porsche’nin
icat ettiği motor tipi. Bu sistemde silindirler krank
milinden geçen bir düzlem üzerinde karşılıklı iki sıra
biçiminde, dikey değil yere paralel olarak dizilidir. Bu
nedenle, soğuk hava silindirlere kolayca ulaştığı için
hava soğutmalı bir vosvos motorunda suya gereksinim
yoktur.
BÖCEK: Vosvosun
Dünyadaki genel adı. (Bkz. Beetle)
BREZİLYA: Bir Güney
Amerika ülkesi. Bu ülkede üretilmiş Vosvos’un hem
kendisi hem de tampon, far vesaire gibi parçaları için
bu sözcük kullanılır.
BUBA: Balkanlar’ın en
büyük Volkswagen tesislerinin bulunduğu Yugoslavya’da
Vosvos’a verilen ad.
BUG: ‘Bag’ diye okunur.
Amerikalıların vosvos’a verdikleri ad.
BUGGY: ‘bagi’ diye
okunur. Vosvos’un kumda gideni.
BUJİ: (Alm.zündkerze,
Fr.bougie, İng.spark plug) Ateşlik. İçten yanmalı
motorlarda elektrik enerjisiyle kıvılcım oluşturan,
motordaki karışımı ateşleyen parça. Silindirlerin kafa
bölümlerine yerleştirilen bujiler (dört silindirimiz
olduğuna göre onlar da dört adettirler), aralarında
belirli bir hava aralığı bulunan iki elektrottan oluşur.
Ateşleme sisteminden gelen yüksek gerilimli akım, bu
elektrotlar arasında boşalarak, yakıt-hava karışımını
tutuşturacak bir kıvılcım oluşturur. Yüksek sıcaklıklara
dayanıklı olan elektrotların arasındaki yalıtıcı madde
sıcaklığa karşı dirençli olduğu gibi, binlerce volta
çıkabilen elektrik gerilimlerine de karşı koyabilecek
niteliktedir. Kıvılcımın oluştuğu aralığın uzunluğu
kıvılcımın enerjisini, yalıtıcının şekli ise çalışma
sıcaklığını etkiler. Çok düşük çalışma sıcaklıkları,
aralığın kömürleşmesine ve kısa devre yapmasına, çok
yüksek çalışma sıcaklıkları ise erken ateşlemeye yol
açabilir. Sonuçta bujilerinizi değiştirmek zorunda
kalırsınız.
BULLİ / BULLY:
Almanlar’ın VW minibüsler için kullandıkları bir takma
ad.
BUS: ‘Bas’ diye okunur.
Minibüs anlamında. Vosvos dilinde yalnızca
transporter’lar için “Bus” sözcüğü kullanılmakta.
CABRİOLET: ‘Kabriyole’
diye okunur. Üstü açılır arabaları tanımlamaktadır. Üstü
açık ilk Vosvos ise 1941 yılında Almanya’da dışsatım
amaçlı olarak üretilmişti.
CARAVELLE: (Bkz. T3)
CITY: 1974 yapımı Big
benzeri bir Vosvos tipi. Motoru, Big’lerden farklı
olarak 1300 cc olup, 1303 L tipindedir.
COCCİNELLE: ‘Koksinel’
diye okunur. Fransa’da Vosvos’a verilen ad.
COX: Coccinelle’nin
kısaltması.
CUMBA: (İng. Bay
window) 1968-1979 yılları arasında üretilen ve ön camı
tek parça ve bombeli olan minibüsler için kullanılır.
ÇAMURLUK: Çamurluk
Vosvos’un en belirgin özelliğidir; 70 küsur yıl önce
daha prototip aşamalarında bile Vosvos bu özelliğe
sahipti. Vosvos’un genetik işareti adeta. Bununla
birlikte çıkıntı şeklinde olduğu için dış darbelere
karşı en açık olan parçadır. Yıprandğında değiştirmesi
çok kolaydır, yalnızca beş adet iri civatayla gövdeye
bağlıdır. Bir de vosvos’un darbeli olup olmadığı, ciddi
bir kaza geçirip geçirmediği ilk önce çamurluklarından
anlaşılır; mesela yandan bakılır, çamurluğun
yuvarlaklığı ile tekerliğin yuvarlaklığı birbirine
paralel mi diye.
ÇAMURLUK FİTİLİ:
Çamurluk, ana gövdeden ayrı bir parça olunca, bu durumda
ikisinin arasına bir şey koymak gerekir, ki bu da
çamurluk fitili denilen uzun ince plastik bir parça
olmaktadır. Genellikle siyah renkte olup, ince ve hoş
bir çizgi görüntüsüyle Vosvos’ a farklı bir görünüm
katar.
ÇİÇEK VAZOSU: vosvos’un
1945’ten sonra üretilen ilk modellerinde, ön panele
iliştirilen, içine yapay ya da doğal çiçek
yerleştirilen, ince uzun bir vazo. Bir vosvos’la doğanın
ilişkisini sembolik olarak dile getiren çok ince,
anlamlı bir ayrıntıdır.
ÇİFT CAM: (ing.split
window) iki anlamda kullanılır: İlki, 1949-1967 arası
yıllarda üretilen ve ön camı iki ayrı parçadan oluşan VW
minibüsler(Bkz.Mikrobüs); ikincisi 1953 yılına kadar
üretilen ve arka camı iki parçadan oluşan Kaplumbağalar.
ÇİFT KABİN:
(İng.double-cab) Dört kapılı ve yük taşıma bölümünün
yanları açılabilen vosvos kamyonet.
DEBRİYAJ TELİ:
Debriyaj pedalının altından başlayıp şanzımana kadar
uzanır. Vosvos’un modeline göre değiştiği için uzunluğu
ortalama 2,5-3 metre kadardır. Nihayetinde bir tel
olduğu için belirli zamanlarda kopar. Bu bakımdan uzun
yola çıkarken, uygun ölçüde yedek debriyaj teli
bulundurulması tavsiye edilir. Bununla birlikte,
koptuğunda da paniğe kapılmamak gerekir, çünkü bu araba
yüksek viteste, debriyaj pedalı kullanılmadan da en
yakın yerleşim birimine kadar gidebilmektedir.
DELUXE: (‘delüks’ diye
okunur.) Fransızca’da, gösterişli, görkemli ve üstün
nitelikli anlamlarına gelir. Vosvos aleminde ise, ilk
dönem minibüsleri tanımlamada kullanılır; yani açılır
tavanlı, 21 ya da 23 camlı, tavanının yan köşelerinde
mini pencereleri olan minibüsler için.
DİSK FREN: bir diskin
yan yüzeylerine sürtünerek çalışan fren sistemi. 1967’ye
kadar olan Vosvos modellerinde disk fren yoktu. O yıldan
sonra Vosvoslarda kullanılmaya başlandı ama yalnızca
önlerde.
DİSTRİBÜTÖR: Dağıtıcı,
yani ateşleme dağıtıcısı. Distribütör, ateşleme zamanını
kontrol ederek, motorun dönüşüyle uyum içinde olmasını
sağlayan bir mekanizmadır. Eğer bu uygun bir şekilde
gerçekleşmezse, düşük performans veya motorun hasar
görmesi ile sonuçlanır. Ateşleme bobininden gelen yüksek
gerilimi, ateşleme sırasına göre bujilere, buradan da
silindirlere dağıtır. Şu ana organlardan oluşur; Platin,
meksefe, avans otomatiği, avans tablosu, tevzi makarası.
Daha da ayrıntılandırırsak, puluyla, civatasıyla
birlikte bir Vosvos distribütörü tam 35 ayrı parçadan
oluşur.
DUBLEKS: (Bkz.
Tubeless)
DUMAN: (Bkz. Yağ Yakma)
DÜZ CAM: Türkiyeli
vosvosçuların, 2003 yılına kadar üretilen ve ‘standart’
diye tabir edilen vosvosları tanımlamak için
kullandıkları terim. 1973’ten itibaren üretilen ve ön
camı yanlara ve öne doğru daha geniş olan.
EGZOZ: Susturucu. İçten
yanmalı motorlarda, yakıtın yanmasıyla oluşan gazlarla
öteki zararlı gazların atmosfere atılmasında ya da bu
işlemin denetimli biçimde gerçekleştirilmesinde
yararlanılan düzenek. Günümüz vosvoslarında
(minibüslerin dışında) yaygın biçimde kullanılan egzoz
sistemi iki uçlu olanıdır (ilk dönemlerde tekliydi).
Vosvos’a o çok özel sesini(zincir sesi) sağlayan egzoz
uçlarının içerisindeki özel yapıdır.
ELEKTRONİK ATEŞLEME:
Günümüz arabalarında standart biçimde bulunan, Vosvos7ta
ise bulunmayan fakat sonradan takılabilen faydalı bir
elektronik ateşleme aygıtı. Vosvos’un motorunu daha
sağlıklı bir duruma getirir; ateşlemeyi düzenler,
platinin üzerindeki bütün yükü alır, platinin meme
yapmasını önler (dolayısıyla sık sık platin
değiştirilmez), platin aralık ayarı bozulmadığı için,
motor her zaman tam ateşleme yapar, yaz olsun kış olsun
motor tek hamlede kolaylıkla çalışır, tüm bunların
sonucunda önemli ölçüde yakıt tasarrufu sağlar.
ESCARABAJO: (Eskarabaho
diye okunur.) İspanya’da Vosvos’a verilen ad.
FUSCA: Brezilya’da
Vosvos’a verilen ad.
FERDINAND PORSCHE:
Vosvos’un yani “Halk Otomobil”inin yaratıcısı. Otomotiv
tarihinin en üretken tasarımcısı olarak kabul edilir.
Öyle ki, yaşamının ilk 40 yılı boyunca ürettiği onlarca
binek ya da yarış otomobili tasarımı ona, daha 1916’da
Avusturya-Macaristan İmparotoru tarafından “doktor”
unvanının verilmesi sağlanmıştı.
GAZ TELİ: Gaz pedalının
altından, karbüratöre kadar uzanan, ortalama 3 metre
uzunluğunda gözle görünmeyen bir tel. Nihayetinde bir
tel olduğu için belirli zamanlarda kopar. Bu bakımdan
uzun yola çıkarken, uygun ölçüde yedek gaz teli
bulundurulması tavsiye edilir. Bununla birlikte,
koptuğunda da paniğe kapılmamak gerekir, çünkü koptuğund
karbüratörün ilgili noktasına bağlanan herhangi bir ip
aracılığıyla dışarıdan şofer kabinine aktarılarak
sürücünün eliyle çekip bırakarak gaz pedalını
ayarladığına dair sayısız yaşanmış olay rivayet
olunmaktadır.
GÖZ KAPAĞI: Bir vosvos
aksesuvarı. Eskiden dolmuşlarda ve taksilerde de
aksesuvar olarak kullanılırdı. Ama çok daha önce,
1950’lerde Vosvos’ta kullanılıyordu. Kromajlı hafif bir
alaşımdan yapılmış olup, far camlarının üzerine
yerleştirilir. Böylelikle Vosvos’un ön görünümü
“göz”leriyle (farlarıyla) ve “göz kapakları”yla bir
insanın bakışlarına benzetilmeye çalışılır.
GÜNEŞLİK: Arka cama
dıştan takılan, panjur görünümünde fiberglas bir parça.
Vosvos’un prototip aşamasında, daha 1930’ların ilk
yarısında, arka pencerenin yerinde bu tür bir panjur
olduğunu hatırlamak gerekir. Dolayısıyla güneşlik
Vosvos’un aslına uygun bir parçadır. Bir aksesuvar
olarak görülsede yararları vardır; mesela yazın sıcak
günlerinde, arka koltuğun arkasında yer alan minik
bagajın üzerine güneş ışığı düşmesini önler, gece
yolculuklarında arkadan gelen araçların uzun far
huzmelerinin etkisini azaltmaya yarar.
HAVA AYARI: Motordaki
oksijen-karbondioksit dengesini ayarlamak üzere,
karbüratör üzerinde ilgili civatanın açılıp
kapatılmasıyla yapılır. Bu Vosvos’un değişik ısı, iklim,
coğrafya vesaire koşullarına uyum sağlayabilmesi
bakımından çok mühim bir işlemdir.
HAVA FİLTRESİ: Havayı,
içindeki toz vb.pisliklerden arındırmaya yarar. Hava
filtresi olmazsa piston-gömlek ciddi biçimde zarar
görür, böylelikle vosvos yağ yakmaya başlar ve motorun
ömrü kısalır. Yağlı ve kağıt olmak üzere iki tip vardır.
1972 sonuna kadar yağlı tipler kullanılıyordu.
HAVA SOĞUTMALI SİSTEM:
Vosvos’un, “havayla soluduğu” için canlılara benzer
özelliği. Eskiden Chevrolet Malibu, Magirus ya da Fiat
126’nın bazı modelleri de hava soğutmalı motora sahipti.
Günümüzde yalnızca Vosvos’a özgü bir ayrıcalık olarak
kaldı.
HEBMÜLLER: 1948-1953
yılları arasında, Almanya’da yalnızca 696 adet üretilen
çok özel bir vosvos modeli. Genç bir tasarımcı olan
Joseph Hebmüller’in gerçekleştirdiği VW Hebmüller, çok
ince şıklık ayrıntılarıyla dönemin öteki Vosvos’larından
ayrılıyordu. Örneğin ön paneldeki parçaların her biri
direksiyonda olduğu gibi fildişindendi. Ön kapı ile ön
çamurluk arasında yer alan ve dışa doğru açılan sinyal
kolları ahşaptı. Başlangıçta, yılda 2000 adet üretilmesi
planlanıyordu ama fabrikada çıkan bir yangından ötürü
üretim 696 ile sınırlı kaldı ve 1953’te fabrika kapandı.
Almanya’da ve ABD’de büyük ilgi gören VW-Hebmüller tam
anlamıyla 40’ların havasını taşıyordu.
HERBİE: “Hörbi” diye
okunur. Dünya sinema tarihinde “başrol oynayan” ilk
otomobilin, “insani” ve hatta “insanüstü” yetilere sahip
olan bir 65 model Vosvos’un adıdır.
HIGHROOF: (Bkz. Yüksek
Çatı)
HIGHTOP: (Bkz .Yüksek
Tavan)
ISITMA SİSTEMİ: İddia
olunur ki, “insanlar kışın Vosvos’un içinde soğuktan
donar”, Niye? Çünkü Vosvos’un bildiğimiz anlamda,
petekli yada peteksiz bir kalorifer sistemi yoktur.
Doğru ama yanlış! Çünkü Vosvos’un son derece zeki
tasarlanmış müthiş bir ısıtma sistemi bulunmaktadır.
Biraz da abartarak denilebilir ki; eğer bir Vosvos’un
ısıtma sisteminin tüm elemanları yerli yerindeyse;
izolasyon tam anlamıyla sağlanmışsa ve dışarıda örneğin
10 derecelik bir soğuk varsa, siz vosvosunuzun içinde
üzerinizde baharlık bir kıyafetle son derece keyifli
biçimde yolculuk yapabilirsiniz.
Sisteme gelince; Vosvos’ta öteki araçlarda olduğu gibi
bağımsız bir kalorifer sistemi olmadığı için motorun
sıcaklığı bir biçimde içeriye aktarılır. Şöyle:
Dışarıdan gelen hava türbine girer. Buradan motor
bloğunun çevresinden dolaşarak, yani bir yandan motoru
soğutarak ve öte yandan motorun ısısını aldığı için
ısınmış bir havaya dönüşerek, kalorifer kazanına girer.
Buradan da hortumlar aracılığıyla koltuk altlarından,
kapı altlarından ve ön camın altlarından içeriye girer.
Biz de soğuk havalarda mükemmel şekilde ısınmış oluruz.
Sistemin en iyi biçimde işlev görebilmesi için öncelikli
motorun altından geçen hortumlarda yırtık, delik ve
bağlantı yerlerinde sorun olmaması; arka koltuğun
altındaki klapelere bağlı tellerin kopuk olmaması ve
nihayet ön taraftaki kağıt hortumların tam olara
yerlerinde bulunmaları gerekir.
IT’S NOT A CAR: (Bkz. O
Bir Araba Değil...)
İÇ
LASTİK:
(Alm.schlauch;Fr.chambre a air; İng.inner tube,tube)
Dıştakikoruyucu lastiğin içinde yer alan ve içine hava
doldurulabilen lastik (ayrıca ülkemizin kimi
yörelerinde, yaz aylarında denize girilirken de
insanlar tarafından kullanılmakta ve ‘şamler’,
‘şamriyer’, şamliyer’ diye dile getirilmektedir.)
Günümüzde üretilen yeni arabaların özel alaşımlı
jantlarından ötürü iç lastik kullanılmamaktadır. Ancak
genellikle 25,30 yıllık Vosvos’ların jantları yıpranmış
olduğundan ve kenarlarından hava kaçırdığından, iç
lastik bir vosvos için önemli bir parça olmaktadır.
İSTEPNE: (Bkz. Yedek
Tekerlek)
KABRİYOLE: (Bkz.
Cabriolet)
KAFER: Almanya’da
Vosvos’a verilen ad, böcek.
KALORİFER SİSTEMİ:
(Bkz. Isıtma Sistemi)
KALP ÇİZGİSİ: Vosvos’un
ilk tasarlandığı yıllardan bu yana bagaj kapağının
üzerinde yer alan ve sevgiyi simgeleyen özel bir
ayrıntı. İlk yıllarda ters biçimde olmak üzere motor
kapağının da üzerinde yer alıyordu.
KAMPER: (İng. Camper –
“kempır” diye okunur.) İngilizce’de kısaca ‘kampçı’,
‘kamp yapan kimse’ anlamına gelmekte. American
ingilizcesi’nde ise gezilerde, içinde oturulup,
yatılabilen, yemek pişirmeye özgü gereçleri de bulunan
motorlu araç demektir. Kısacası, VW minibüslerin bir
modelini tanımlamaktadır.
KARBÜRATÖR:
Karıştırıcı. Başlıca görevi, silindirlere emilen havanın
içine, gereken miktarda (ne çok ne az) yakıtı ölçülü bir
biçimde karıştırarak yanıcı karışımı oluşturmak ve yanma
odasına göndermektedir. Tüm performansı, ağırlıklı
olarak ‘ayarlar’a bağlı olanVosvos’un, bu bağlamda en
yaşamsal organlarından biridir. Bir Vosvos karbüratörü,
pulu, civatası, yayı, contası, ıvırı zıvırıyla birlikte
irili ufaklı tam 43 parçadan oluşur.
KARBÜRATÖR MEMESİ:
(Alm.düse; Fr.İnjecteur; ing.nozzle) Karbüratörün
üzerinde gözle görülür bir yerde bulunan ve prinç
madeninden yapılma çok küçük bir parçadır(aslında ucu
delikli bir civatadır). Havanın ve yakıtın akışını
denetler. Bazen şöyle olur: sürücü ayağını gaz
pedalından çeker, Vosvos stop eder, çalıştırır gaza
basar ve gider ama ne zaman ki ayağını gazdan çeker
Vosvos hep stop eder. İşte bu, kötü bir benzinin
alındığı ve yakıtın içindeki atık maddelerin memeyi
tıkadığı anlamına gelir. Vosvos nefes alamıyordur yani.
Uygun bir tornavidayla bu sarı parça sökülür ve bir
toplu iğne kalınlığında olan deliği kuvvetlice üflenir
ve meme temizlenmiş olur. Tornavidayı ustaca kullanmak
gerekir çünkü bu küçücük parça, motorun içine,
münasebetsiz bir yere düşebilir, o zaman hakikaten yolda
kaldınız demektir.
KARMANN-GHİA (KG): Tam
adı Volkswagen Karman-Ghia. ABD’lilerin deyişiyle,”The
Slowest Sport Car in the World”, yani ‘Dünyanın En yavaş
Spor Otomobili’. Ama hem hız yapmaya uygun aerodinamik
yapısından ötürü, hem de 60, hatta 70 BG’lik motoruyla
vosvos aleminin en hızlı ve seri modelidir.
Tanımayanlara çok tuhaf gelir ama motoru bir
Kaplumbağa’nınkiyle tıpatıp aynıdır. Motor kaplumbağa’ya
göre daha geniş bir alanda yer aldığından mükemmel bir
hava soğutma olanağına sahiptir. Türkiye’de çoğunlukla
‘Karmen Çiya’ diye getirilir ama bu yanlış bir
söyleyiştir. ‘Karman Gia’ diye okunmalıdır. 1955-1974
yılları arasında 364.401 adet üretilmiştir.
KAVER: Hollanda’da
Vosvos’a verilen ad.
KDF-WAGEN: Adolf
Hitler’in, ilk günlerinde Volkswagen’e verdiği
ad.Açılımı “ Kraft durch Freude-Wagen” olup “ otomobil
yoluyla kazanılan güç”, “sevinç getiren güç otomobili”
ya da “neşelendiren güç otomobili” anlamlarına
gelmektedir.
KELEBEK CAMI: Günümüz
otomotiv teknolojisinde artık terk edilen ama vosvos’un
vazgeçilmez oldukça mühim ayrıntısı.( Batılılar
‘havalandırma kanadı’-Ventilation wing- diyorlar, bizde
ise olasılıkla bir kelebeğin kanadına benzetildiği için
böyle deniliyor.) Yararları saymakla bitmez. Vosvos’un
doğal klimasıdır, müthiş bir havalandırma sağlar.
KOMBİ: Vosvos
terminolojisinde ortadaki oturma koltuğu çıkartılmış
çift camlı transporter’lar için kullanılır.
KÖPEK-KALE-SU: Bir
simge. Almanya’nın Wolfsburg kentinde üretilmiş
Vosvosların direksiyon simidinin ortasında, bir de bagaj
kolunun üzerinde yer almaktaydı. Simgede üstte yer alan
köpeğin bağlılığı, ortadaki kalenin sağlamlığı, alttaki
dalgalı çizgilerin ise suyun akıcılığını ifade ettiği
öne sürülür ve şöyle yorumlanır: Bir Vosvos sahibine
köpek gibi sadıktır, bir kale gibi sağlamdır ve bir su
gibi öyle akar gider… Vosvos mitolojisine çok uygun ve
hoş olmakla birlikte aslında hiç alakası yoktur! Simge,
1938 yılındaki adıyla Kdf-Wagen fabrikasının kurulduğu
yöredeki wolfsburg tesislerinde üretildiğini belirtir.
Çünkü hem Almanya’nın hem de dünyanın çeşitli
yörelerinde de Vosvos’lar üretilmekteydi. Son olarak, o
bir köpek değil, bir kurttur! Çünkü Wolfsburg,
Almanca’da 7Kurtlar kalesi’ anlamına gelmektedir.
KRİKO: Kaldırıcı. Bir
Vosvos7un elle çevirmeli orijinal krikosu çok zariftir.
Ama ne yazık ki pek kullanışlı değildir. Çünkü şasinin
arka tekerleğe yakın, alt tarafındaki kriko yerleştirme
yeri genellikle çürümüş ya da içi zaman içinde katı
maddelerle dolmuş olduğundan, kriko kolu çevrilmeye
başlanıpta Vosvos yavaş yavaş yükselirken, yine yavaş
yavaş marşpiyenin de yamulmaya başladığını görürsünüz ve
üzülürsünüz. Bu bakımdan Vosvos krikosu yerine ‘Reno
Krikosu’ diye tabir edilen baklava biçimli krikonun
kullanımı önerilir.
KUMLAMA: Bir Vosvos’un
motoru rektifiye edilirken genellikle bu sözcük telafuz
edilir, “Kumlamaya göndermek”diye. Bu aslında, mutlaka
yapılması gerekmeyen bir temizleme işlemidir. Bir
kumlama tabancası aracılığıyla ince kumun yüksek
basınçla kimi motor organlarının üzerine püskürtülmesi
esasına dayanır. Böylelikle uzun yıllardır bir kapalı
kutunun içinde yağ ve atıklarla boğuşan motor bloğunun
dış yüzeyi, silindir kapağı ya da kampanalar, jantlar
vs. gibi dış parçalar neredeyse fabrikadan çıktıkları
ilk günlerine dönerler. (Ancak, motor bloğunun kumlama
işlemine tabi tutulması, içeriye kum zerreciklerinin
girme tehlikesinden ötürü pek tavsiye edilmez.)
KÜBELWAGEN:
almanca “Kübel” sözcüğü Türkçe’de kova, tekne,
kasa,sandık vs. anlamlara geldiği için kimi vosvosçular,
Kübelwagen’e “kova araç” demektedir. Oysa, Sözcük askeri
terminolojide doğrudan doğruya bir aracı, yani ‘cip’i
tanımlamaktadır.
MAGGİOLİNO:
İtalyanca’da Vosvos’a verilen isim.
MANİFOLT:
(Alm.ansaugleitung; Fr.tubular d’admission;
İng.induction manifold, intake manifold) Hava-benzin
karışımını karbüratörden motora ileten boru donanımı.
Emme borusu ya da ön ısıtıcı boru da denilir.
MARŞ FİŞİ: Vosvosun
altında bulunan bir parça. Sık sık yerinden çıkar (bir
kedinin dokunmasıyla bile) ve sürücü panik içinde yolda
kaldığını sanır. Ateşleme gerçekleşmediği için Vosvos
İttirilse de vurdurulsa da asla çalışmaz. Yapılacak şey
çok basittir.: Bir VW ustasından marş fişinin yerini tam
olarak öğrenmek (ama söylemezler, “meslek
sırrı”diye!...) ve yerinden çıktığında arabanın altına
girip fişi yerine takmak.
MARŞPİYE:
(Fr.Marchepied) Fransızca’da basamak demektir ve
‘marşpiye’ diye okunur. Vosvosun vazgeçilmez bir
parçasıdır. Vosvos 70 yıllık tarihi içinde irili ufaklı
binlerce değişim geçirmiştir ama bu, kimilerince “işe
yaramaz” basamaktan hiçbir zaman vazgeçilmemiş ve
kaplumbağa’nın tüm modellerinde ısrarla kullanılmıştır.
Muhtemelen yan altlarda, ön ve arka çamurlukların
arasında doğacak boşluk böylelikle giderilmektedir, yani
görüntüyü tamamlamak adına, yoksa bir yetişkinin
ayağıyla basıp da Vosvos’a girmesi anlamında bilinen
türde bir basamak değildir bu. Yine de, gözünü bir
vosvos’ta açan ve yeni yürümeye başlayan bebelerin,
Vosvos’a binerken ve inerken kullanmaları bakımından son
derece işlevseldir. Bir Vosvos’ta insan için olan her
şey düşünülmüştür, bebeler için bile…
MASKE: Uzun
yolculuklarda vosvos’un ön kısmını taş vs’den korumak
için takılan faydalı bir parça. Genellikle deri
malzemeden üretilir.
MEKSİKA: Bir Orta
Amerika ülkesi. Vosvos’un, yeryüzünde üretilen son yurdu
(çünkü 30 Temmuz 2003’te, 21.529.464’üncü Vosvos’un
banttan çıkıp Almanya’daki müzeye gönderilmesiyle,
vosvos üretimi sona erdi.) Sözcük, bizim dilimizde ise
bu ülkede üretilmiş olan bir Vosvos7un hem kendisi hem
de tampon, far vs.gibi kimi parçaları için kullanılır.
Ayrıca Meksika’da “bolço” diye anılan vosvoslar, ön
koltuğu çıkarılarak taksi olarak kullanılmaktadır
(sürücü, müşteri bineceği zaman sağ kapı içindeki açma
koluna bağlı bir ipi çekerek kapıyı açmaktadır).
MEME YAPMAK: Platinin
üzerinde, zaman içerisinde çeşitli nedenlerle çapak
oluşması. Bu durum ateşlemede kesinlik oluşmasına neden
olur. Bu bakımdan her 5 bin km’de platinin
değiştirilmesi gerekir. Eğer platin daha erken meme
yapıyorsa bu durumda meksefede ve bobinde sorun var
demektir. Bununla birlikte eğer vosvos’a sonradan bir
elektronik ateşleme taktırılırsa, yıllarca platinden
kurtulunmuş demektir dolayısıyla “meme yapma” sorunu da
ortadan kalkmış olur.
MEKANİK: Bir taşıt
aracının, motor, şanzıman, kaporta, boya ve döşeme
dışındaki her şeyi. Bir Vosvos için “yürürü sağlam”
dedikleri zaman, hareketli organlarının, yani
mekaniğinin iyi durumda olduğu anlatılmak istenir.
MEKSEFE:
(Alm.kondensator; Fr.condersateur; İng. Capacitor,
condenser) Kondansatör. Bir yalıtkanla ayrılmış, iki
iletken üzerinde elektrik yükü biriktirmek gibi bir
işlevi vardır. Diğer bir deyişle, platinden gelen
cereyanın değerini yitirmesini önleyerek (tutarak)
silindirlere aktarır böylelikle düzenli ateşlemeyi
sağlar.
MİKROBÜS:
(İng.microbus) 1949-1967 yılları arasında üretilen, çift
camlı VW transporter’ları tanımlar. “T1” diye de
anılırlar. Amerikalı Vosvosçular, mikrobüse “baykuş”
(owl) derler.
MİNİBÜS: Minik otobüs;
diğer deyişle, İngilizce ve Fransızca7daki “bus”
(ingilizce’de ‘bas’, Fransızca’da ‘büs’ diye okunur.)
Sözcüğün ‘mini’ önekiyle birleşmesiyle ortaya çıkan
10-15 kişi taşıyabilen toplu taşıma aracı. Vosvoslarda
bu sözcüğün doğru karşılığı Transporter olmaktadır.(Bkz.
T1,T2, T3, T4)
MOTOR YAPMA: Ana kol
yatakları, eksantrik yatakları, gerekiyorsa krank,
piston kolları, supaplar ve silindir kapaklarının
yenilenmesi.
MOTORU SOĞUTMAK:
Uygulaması çok basittir ama bir Vosvos için “motorun
soğutulması”, ömrünün uzatılması bakımından çok
önemlidir. Bilindiği üzere bu motor, suyla değil havayla
soğumaktadır. Vosvos daha ilk günlerinden itibaren
havayla soğuyabilmesi için her türlü teknik ayrıntıya
sahiptir. Ancak sürücünün de yapması gereken basit bir
şey vardır. Uzun bir yolculuk sonrasında, Vosvos
durdurulduğunda, kontak anahtarını hemen kapatmamak
gerekmekte, motor yaklaşık 5 dakika rölantide
çalıştırılmalıdır. İşte bu işlem motoru soğutmaktadır.
Nitekim Vosvos’ta bir hararet göstergesi varsa, ısının
beş dakika içinde nasıl düştüğünü gözlemlemek de
olasıdır.
MÜŞİR: (İng. Sensor)
Bir Vosvos7ta çeşitli müşirler vardır. Mesela, yağ
müşiri, motor yağının eksik olup olmadığı haber verir
(göstergenin içindeki minik kırmızı ışık aracılığıyla).
Fren Müşiri, fren pedalına basıldığı zaman kısa devre
yapar ve stop lambalarının yanmasını sağlar ( eğer stop
lambaları yanmıyorsa bilin ki ya stop ampülü gitmiştir
ya da fren müşiri…).
NEW BEETLE: ( nüuv
bitıl diye okunur) Vosvosla hiç alakası olmayan ABD
yapımı bir araba modeli! Türkçe’de “Yeni Böcek” anlamına
geliyor.
O
BİR ARABA DEĞİL, BİR VOLKSWAGEN’DİR:
Yani İngilizce söylenişiyle, “it’s not a car, it’s a
Volkswagen”. Vosvos’u dünyada üretilmiş yüzlerce
otomobil markasından ayıran çok özel ve bir tür atasözü
gibi.(sadece vosvos’a özel) Genellikle oval bir plaka
şeklinde ön ya da arka tamponun bir yerine iliştirilir.
“it’s not a car, it’s a BUS” diye türetilmiş başka
tipleri de vardır.
OVAL CAM: Vosvosun
1945’ten beri iki parçalı olan arka camı, 1953’te
ovalleştirilerek tek parçaya dönüştürülmüştü.
ÖN
TAKIM: Bir Vosvos7un
makas, makas kolları, ön dingil, rot, rotil, amortisör
gibi organlarından oluşan bütün. 1302 ve 1303’lerde
makasların yerine dönemin (70’lerin başı) bir yeniligi
olarak salıncak kolları ve salıncak burçları
yerleştirilmişti.
PAÇALIK: (İng.mud flap)
Artık günümüzde öteki taşıtların (ağır vasıtalarda
zorunlu) çok azında görülen ama Vosvos’un önemli ve
insani bir ayrıntısı. Arka tekerleklerin arkasını
kapatır. Genellikle üzerinde klasik VW amblemi (bazen de
Wolfsburg şatosunun simgesi) bulunur, siyah ve beyaz
şeklinde iki renkli, iki ayrı türü vardır. Bir aksesuvar
olduğu sanılır ama aslında yağışlı havada, trafikte
arkadan gelen aracın camına, Vosvos’tan su ve çamur
sıçratarak o sürücünün görüş mesafesinin azaltılmaması
hedeflenmiştir. Vosvosçular arkadan gelen araç
sürücülerinide düşünürler.
PANEL-VAN: Ön kabini
saymazsak, yanları penceresiz, üstü kapalı, yük ya da
insan taşıyan küçük ticari taşıt, yani bir VW “mimibüs”
türü.
REINHARD SOKOLL:
Guinness rekorlar kitabı’nın da onayladığı üzere,
dünyanın en büyük Vosvos koleksiyonunun sahibi. Sokoll,
1984 yılından itibaren minik vosvoslar toplamaya
başlıyor. 1995’te “Vosvos Modelleri Müzesi’ni (Das
Kaefermodell Museum) kuruyor
REKTİFİYE:
(Fr.rectifier) Düzeltmek, düzleştirmek. Bir Vosvos’un
kimi organlarının rektifiye edilmesi, krankın
taşlanması, kol burçlarının alıştırılması demektir. Bu
işi yapan kişiye de rektifiyeci denilir.
RESTORASYON: Onarım.
Vosvos dilinde de aynı sözcük kullanılmakla birlikte,
daha yaygın olarak “toplamak” sözcüğü tercih ediliyor.
Bir Vosvos7un tepeden tırnağa “toplanması”, şaşi kupenin
ayrılması, iç marşpiyelerin ve taban saclarının
yenilenmesi, kaportada gerekli parçaların değişimi,
gerekirse motor yapılması gibi aylarca sürecek ama
sonunda fabrika çıkışı görünümlü yeni bir Vosvos
yaratılacak denli zorlu bir süreci gerektirir.
REZİSTANS:
(Fr.resistance) Direnç, direnme. Kışın soğuk havalarda
arka camdaki ince çizgilerin, daha doğrusu içinden
elektrik akımı geçen ince tellerin “direnişiyle” camda
oluşan buğunun önlenmesi anlamına gelir. Artık günümüz
teknolojisiyle üretilen arabalarda lafı bile edilmeyen
minik bir ayrıntı ama iç hacimleri küçük olduğundan
Vosvoslar için önemli bir ayrıntıdır. 1969 yılına kadar
üretilmiş Vosvoslarda bu ayrıntı bulunmamaktadır. Ancak
“rezistanım yok” diye üzülmemek gerekir. Türkiye’nin
büyük kentlerindeki otomobil camı üreticileri rezistanlı
Vosvos camı üretmektedirler.
RÖLANTI AYARI:
Karbüratörün üzerinde, ucu gaz teline bağlanan bir
civatanın sağa sola döndürülmesi. Motor rölantide (yani
yüksüz durumda) çalışırken, emilen karışımın miktarını
ve niteliğini denetlemek için, kısacası motorun düzenli
biçimde çalışması için bu ayar yapılır.
RÜZGARLIK: Ön tamponun
altına, tampon boyunca yerleştirilen ve Vosvos’un altına
doğru içe eğimli fiberglas’tan üretilmiş bir parça.
Seyir halindeyken, önden gelen rüzgarın, Vosvos’un
alttan sallanmasını önlediği söylenir. Bilinmez ki!
Belki Vosvos’un hızını kesiyordur, belki de rüzgarın
alttan geçip gitmesine izin vermek gerekmektedir. Bu
bakımdan Batı’da usülüne uygun üretilmiş rüzgarlıkların
tam ortasında küçük bir tel kafes bulunur.
SAFARİ PENCERE: VW
“mimibüsler”in T1 tiplerinde bulunan hoş bir ayrıntı. Ön
camlar, tıpkı Kaplumbağa’ların kelebek camlarındaki
düzeneğe benzer biçimde ileriye doğru açılır. Genellikle
ekvator kuşağında bulunan ülkeler için tasarlanmıştır.
SALOON: Amerikan
İngilizcesi’nde iki veya dört kapılı, üstü kapalı iki
veya altı kişilik otomobil. Britanya İngilizcesi’ndeki
karşılığı “sedan”dır.
SAMBA: 21 ve 23 camlı,
açılır tavanlı Mikrobüs/Delüks VW minibüsleri tanımlamak
için kullanılır.(Bkz. Yirmi Küsür Camlı)
SAN RUF: (Bkz. Açılır
Tavan)
SCHWIMMWAGEN:
Almanca’da “yüzen araç”, yani kübel’lerin bir türü. Su
geçirmez kapısız bir gövde şeklinde tasarlanmış.
SEGMAN KAYNATMAK: Tam
söylenişi piston segmanının işlevini yitirmesidir.
Piston segmanı, piston çeperindeki yarıklara oturarak,
silindir ile piston arasında sızdırmazlığı sağlayan bir
ucu ayrık esnek bir halkadır. Her pistonda üç tanedir.
Segman ne zaman kaynar? Şarj kayışı koptuğunda, fan’a
bir bez parçası kaçtığında, gereğinden uzun süre aynı
vitesle yol alındığında, kısacası motor soğutma
yapmayıp aşırı biçimde ısındığında. Bu tür durumlarda
segmanlardan biri ya da birkaçı gömleğe yapışır, yani
kaynar.
SIFIR MOTOR: Satılık
ilanlarında hep böyle yazar, motor sıfır diye. Bir
Vosvos’un motorunun sıfır olması demek; ana kol
yatağının, eksantrik yatağının, volan keçesinin, piston
kol burcunun, pistonların ve gömleklerin, supapların,
supap gaydlarının, supap ayar vidalarının, yağ kaval
borularının tümüyle yenilenmiş olması demektir. Bunların
dışında gerekiyorsa (ki genellikle gerekir) debriyaj
baskı balatası, motor kulağı, bujiler, platin, hava
filtresi, yağ süzgeci vb. gibi irili ufaklı birçok parça
da değiştirilir.
SPLIT WINDOW: (Bkz.
Çift Cam)
STANDART: Vosvos
aleminde, 1950’lerin başından bu yana üretilen dzcamlı
Kaplumbağa’ları tanımlayan bir sözcük.
SULUK: (İng.rain guard)
Motor kapağı üzerinde havalandırma delikleri bulunan
kimi 71-78 modellerde, motora dışarıdan su girmesini
önlemek amacıyla kullanılan parça. İngilizce’de
‘yağmurdan koruyucu’ diyorlar ama Vosvos yıkanırken de
içine su girebileceğinden ‘suluk’ demek daha doğru. 3
türü vardır: 1 – 1302 tiplerde, metal ya da plastik bir
parça olarak ve motor kapağının içini neredeyse tümüyle
kaplar. Civatalarla tutturulduğundan kolaylıkla
çıkarılıp takılabilir. Ancak, yanlarından aşağıya doğru
uzanan su tahliye hortumları, yaprak vs. maddelerle
tıkanabildiğinden motorun alt kısmındaki etekte ciddi
çürümelere yol açabilir. 2 – Motor kapağına dıştan
takılan cıvata ve somunlarla içten monte edilen plastik
parça. Sıcak ve kuru havalarda serinlik sağlaması
bakımından çıkarılması gerekir. 3 – Havalandırma
deliklerini kapatan deri parça. İçlerinde en zarif
budur. Sıcak ve kuru havalarda rulo yapılarak kıvrılır
ve tokalanır.
SUN ROOF: (Bkz. Açılır
Tavan)
SUPAP: (Alm.ventil;
Fr.soupape; İng.valve) Bir sıvı ya da gazın akışını
denetleyen kapakçık.
SUPAP AYARI: Supap
ayarları motorun performansı ve düzenli çalışması
üzerinde önemli bir rol oynar. Supap ayarı bol olan bir
motor sesli çalışır, bunun aksi sıkı olursa supap yakar.
Her iki durumda ise performans kaybı olur. Supap
ayarlamasında dikkat edeceğiniz en önemli nokta, motorun
mutlaka soğuk olmasıdır. Vosvos motorunun supap ayarları
motor soğuk iken yapılır.
SUPAP KESME: Supap
gaydlarının aşınmasından ve işlevini yitirmesinden
kaynaklanan fenomen.
SUPER-VW: Kuşkusuz
bütün Vosvoslar, sahiplerine göre”süper”dir! Fakat
burada anlatılmak istenen Vosvos’un 1970 yılında
üretilen, 50 BG’lik 1302-S modeline verilen addır.
SUPER VW MAGAZINE: 1989
yılından bu yana Fransa’da yayımlanan Vosvos Dergisi.
ŞAMBRİYEL:
(Bkz. İç Lastik)
ŞASİ KUPE AYIRMAK:
Vosvos uzun yıllar kullanıldığından; su, çamur vesaire
şeklinde dış etkenler Vosvos’un altını, kenarlarını ve
gözle görülmeyen, elle ulaşılamayan yerlerini zaman
içerisinde çürüttüğünden, zamanı geldiğinde iyi bir
kaporta ustası tarafından bir Vosvos’un altıyla üstü
ikiye ayrılır. Böylelikle köşe bucak temizlenir, kimi
saç bölümleri yenilenir. Sonra da Vosvos uzun yıllar
yaşamaya devam eder.
ŞIPIDAK: (Bkz. Açılır
Tavan)
T1: 1949-1967
yıllarında üretilen birinci kuşak transporter’lar için
kullanılan kısaltma ( bu ‘T’, ‘Tip’in değil
transporter’ın T’sidir, yani Tip-1 değildir) T1’lere
mikrobüs de denilir.
T2: 1968-1979
yıllarında üretilen ikinci kuşak transporter’lar için
kullanılan kısaltma.
T3: 1980-1991
yıllarında üretilen üçüncü kuşak transporter’lar için
kullanılan kısaltma. Kuzey Amerikada Vanagon derler.
T4: 1992’den günümüze
değin üretilen dördüncü kuşak transporter’lar için
kullanılan kısaltma. Kuzey Amerikada Vanagon, öteki
ülkelerde ise Caravelle ya da yalnızca Transporter
denilir.
TEVZİ MAKARASI: ( Fr.
Rotor de distributeur; İng. Distributor rotor) Dağıtım
makarası. Distribütörün hareketli parçalarından biri
olup, distribütördeki akımı ateşleme sırasına göre buji
teli uçlarına iletmek gibi bir işlevi bulunmaktadır.
THING: (Think diye
okunur.) ABD’li Vosvosçuların Kübelwagen’e verdikleri
ad.
TİP: Yabancı dillerde
“Type”. Vosvos tarihi boyunca çok sık kullanılan bir
sözcük. Type-34, Type-60 vesaire diye…
TİP 1: Volkswagen
firması tarafından üretilen ilk model olduğu için
Kaplumbağa bu kod adıyla anılır.
TİP 2: Volkswagen
firması tarafından üretilen ikinci model olduğu için
herhangi bir VW minibüs ya da transporter bu kod adıyla
anılır.
TİP 3: Kaplumbağa ve
minibüslerden sonra üretilen ve bizim yanlışlıkla
“Variant” diye dile getirdiğimiz hatchback ya da
squareback Volkswagenler için kullanılan kod adı.
TİP 4: 1972-1982
arasında üretilen ve T2’lerle aynı motora sahip
411-412’ler için kullanılan kod adı.
TORSİYON ÇUBUĞU: (İng.
Torsion bar) Gerilim ya da daha doğru bir Türkçeyle
burulum, burulma çubuğu. Ferdinand Porsche’nin
1920’lerin sonunda icat ettiği ve ilk kez Wanderer
Otomobil Şirketi için tasarımladığı bir “halk
Otomobili”nde uyguladığı süspansiyon sisteminin temeli.
Bir ucu tutturulmuş ve boşta olan öbür ucun dönmesiyle
burularak iten güce direnç gösteren çubuk. Başta Vosvos
olmak üzere birçok otomobilde kullanılan sistemdir.
TRANSPORTER: Vosvos
aleminde VW kamyonet ya da arkası kapalı yük taşıyıcı
minibüslerin genel adıdır. Tip-2 diye bilinirler ve T1,
T2, T3 ve T4 şeklinde dört kuşak evrimleşmişlerdir.
TUBELESS: Bir lastik
türü; ‘iç lastiksiz’ demektir.
TYPE: (Bkz. TİP)
VANAGON: 1980-1991
yıllarında üretilen herhangi bir Transporter’a Kuzey
Amerika’da verilen ad. T3 ya da Caravelle diye de
bilinirler.
VARIANT: (Bkz. TİP 3)
VeeDub: (viidab diye
okunur.) İngilizce konuşma dilinde Volkswagen’in
kısaltması. Sözcük genellikle ABD’de ve Okyanus
ülkelerinde kullanılıyor. “Vee” V harfinin okunuşu,
“Dub” ise “çift” anlamına gelen ‘double’ın kısaltması.
Yani, tam karşılığı “çift V” oluyor.
VİBRASYON: Titreşim.
Belirli bir hızda giderken, Vosvosunuzun direksiyonundan
ya da koltuğunuzda hissettiğiniz titreşim. Başlıca
nedenleri arasında lastik hava ayarlarının bozuk olması,
lastiklerin bir yerinde balon olması ya da jantlarda
egiklik olması sayılabilir.
VKOD: Volkswagen
Kaplumbağa Otomobil Derneği’nin kısaltması.
1995 Yılında Fun Clup olarak organize olan
Dernek, 2001 Yılında Yasal Dernek olarak kurulmuş olup,
faaliyetlerini İstanbul'un en güzide ve en kültürel
semtlerinin başında gelen, Kuzguncuk İcadiye
Caddesindeki lokalinde, Yasal çerçevede sürdürmektedir.
Merkezi İstanbul'da olan Derneğin ünvanının içinde
"İstanbul" ifadesine yer verilmemiş olması ile, il
bazında sınırı olmayan tüm vosvos sever kitlesine hitap
edinilmesi amaçlanmıştır.
VOLCHO: (Bolço diye
okunur) Meksika’da Vosvos’a verilen ad.
VOLKSWORLD: 1988’den
beri İngiltere’de yayımlanmakta olan ve Britanya’nın en
çok satan Vosvos dergisi.
VW:
Volkswagen’in kısaltması, Yani “halkın Otomobili”nin
VW
SCENE INTERNATIONAL:
Almanya’da yayımlanmakta olan bir Vosvos Dergisi.
VW
SPEED: Almanya’da
yayımlanmakta olan bir Vosvos Dergisi.
VW
TRENDS: ABD,
Kaliforniya’da yayımlanmakta olan Vosvos dergisi.
WESTFALIA / WESTY:
Almanya’dan ABD’ye ihraç edilen VW Transporter’ın Camper
versiyonu. Westy, sonraları tüm Camper üniteleriyle
birlikte, ABD’den Kanada’ya ve Avrupaya ihraç edilmişti.
WOB: Vosvoseverlerin,
çeşitli yayın organlarında fotoğraflarını gördükleri
Vosvosların plakalarındaki üç harf; Vosvos7un doğduğu
kentin, yani Wolfsburg’un kısaltması.
YANAK: 1940’lı, 50’li
yıllarda Amerikan otomobillerinin lastiklerinin dış
yüzeyine takılan beyaz lastik halka. Sonraları
Vosvoslarda da kullanılmaya başlandı. Otomobile ayrı bir
güzellik ve soyluluk verdiğine inanılır. Günümüz de ise
otomobil firmaları böyle bir ince ayrıntıdan vazgeçmiş
görünyor. Bununla birlikte, İstanbul taksim’de meraklı
Vosvosçular için 15 jant yanak bulunması olası.
YATIK MOTOR: (Bkz.
Bokser Motor)
YİRMİ KÜSUR CAMLI:
Otobüsleri saymazsak, yirmi küsur camı olan bir taşıt
aracı olabilir mi? Var! VW minibüslerin ilk dönemlerde
üretilen DELUXE diye tabir edilen modellerinde tam
tamına 23 ayrı parçadan oluşan bir cam sistemi
bulunmaktadır. Bu yüzden Türkiyeli Vosvosçular, bunları
tanımlarken kısaca “23 camlı” derler.
YÜKSEK ÇATI: (İng.
Highroof) VW- transporter’ların, tavanı yaklaşık 50 cm
yükseltilmiş türü.
YÜKSEK TAVAN: (İng.
Hightop) VW miibüslerin, daha doğrusu kamper tipi
minibüslerin tavanlarına eklenen ve gerektiğinde bir
üçgen oluşturacak biçimde yukarıya doğru kalkabilen
fiberglas ve brandadan oluşmuş ek parça. Böylelikle
oluşan “üst kat”ta birkaç kişinin daha o geceyi
minibüste geçirebilmesine yarar.
YÜRÜRÜ SAĞLAM: (Bkz.Mekanik)
ZİNCİR SESİ:
Vosvos’un egzoz borularından çıkan çok özel ses; vos vos
vos sesi… Sanki bir geminin demir aldığı sırada,
zincirinin içine girerken uzaktan duyulan sesi gibidir.
Tamamen egzoz borusunun içindeki susturucunun yapısıyla
bağlantılı olarak çıkan bir sestir.